Çözüm İçin Ekonomik Politikalar Gerekiyor
Peker, özellikle sabit gelirle geçinen kesimler için hayatın giderek daha ağırlaştığını vurgulayarak, “Yıllarca devlete hizmet eden emekli memur, maaşını aldığı gün ekonomik olarak emekli oluyor. Artan fiyatlar karşısında gelir eriyor, alım gücü düşüyor. Emeklilik, dinlenme dönemi olmaktan çıkıp yoksullukla mücadele dönemine dönüşüyor” dedi.
Açlık ve Yoksulluk Sınırı Kritik Seviyede
Peker’in verdiği bilgilere göre, açlık sınırı 30 bin TL’ye ulaşmış durumda. Yoksulluk sınırı ise dört kişilik bir aile için 100 bin TL olarak hesaplanıyor. Peker, “Dört kişilik bir ailede herkes çalışsa dahi toplam gelir yoksulluk sınırının altında kalıyor. Başka bir ifadeyle dört maaş bile insani yaşam standardını karşılamaya yetmiyor” yorumunu yaptı.
Artan gıda, kira, enerji ve temel ihtiyaç giderleri sabit gelirli vatandaşları zor durumda bırakıyor. Özellikle emekliler ve asgari ücretliler, temel ihtiyaçlarını karşılamak için ciddi bir yaşam mücadelesi veriyor.
Fitre Gelirleri Artık Zorunluluk Haline Geldi
Peker, Ramazan ayına özgü dini dayanışma mekanizmasının muhatabının artık emekli ve çalışan kesim olduğunu belirterek dikkat çeken bir tabloya işaret etti. Eskiden Ramazan ayı bereket ve paylaşma ayı olarak anılırken, bugün birçok aile iftar sofrasını kurmakta güçlük çekiyor. Et, süt, bakliyat ve sebze fiyatlarındaki artış sofraların sadeleşmesine yol açtı. Hurma ve güllaç gibi Ramazan’a özgü ürünler artık “özel gün lüksü” olarak görülüyor.
Kültürel Alışkanlıklar da Etkileniyor
Peker, artan maliyetlerin sadece sofraları değil, kültürel ve toplumsal değerleri de etkilediğini vurguladı. “Eskiden bayramlarda büyüklerin eli öpülür, yaşlılar küçüklerine harçlık verirdi. Bugün yıllarca çalışmış birçok emekli bırakın harçlık vermeyi, geçimini sağlamakta zorlanıyor; fitre alacak duruma düşüyor” dedi.
Çözüm İçin Ekonomik Politikalar Gerekiyor
Peker, emekli, asgari ücretli ve dar gelirli vatandaşların insanca yaşayabileceği bir gelir düzeyine ulaşmasının yalnızca bireysel çabalarla mümkün olamayacağını ifade etti. “Adil gelir dağılımı, güçlü ekonomik politikalar ve toplumun tüm kesimlerini koruyan yaklaşımlar şart. Aksi takdirde Ramazan ayı sofralarında paylaşım ve bereket kültürü devam edemez” diye konuştu.
Eklenme : 25 Şubat 2026